Geride bıraktığımız konularda hastalığın (Kıl Dönmesi) nedenleri yapısı ve belirtilerine dair genel cerrahi uzmanlarından bilgiler aktardık, bu konumuzda ise kıl dönmesi probleminin nasıl çözümleneceğine dair detayları ele almak istiyorum. Unutmamamız gereken en önemli husus her zaman mantıklı olmak ve bilimsel olana uymaktır.

Pilonidal Sinüs Kendi Kendine Geçer mi?
Hastalığın yapısına baktığınızda kuyruk sokumu bölgesinde yada göbek kısmında kılların cilt altına girerek orada çoğalması ve kapsül haline gelmesi şeklinde özetlenmektedir. İlk başlarda her hangi bir şikayete neden olmadığı için cilt altında biriken kılların sürekli artabilmektedir. Kıl dönmesi hastalığı bu sorunun varlığını genelde makat akıntısı yada makat ağrısı gibi şikayetlerle anlamaktadır. Bu tür şikayetlerin olması hastalığın ilerlediği anlamına gelmektedir.

Cilt Altında Biriken Kıllar Çıkarılmalı Ama Nasıl?
Evet arkadaşlar hastalığın çözümü cilt altına giren ve orada kapsül haline gelen kılların çıkarılması gerekmektedir. Amaç sadece kılları çıkarmak değil, aynı zamanda onları saran zarın / kapsülünde çıkarılması gerekmektedir. Sadece kılların çıkarılması kalıcı bir çözüm sağlamaz.

Kesinlikle Cerrahi Müdahale Gerekir!
Cilt altında biriken kılların kendi kendine çıkma ihtimali %0 olup, beklemek bir işe yaramaz. Geriye tek seçenek doktora gitmek kalıyor. Kıl dönmesi için gidilmesi gereken bölüm genel cerrahi olup, doktor seçiminde ise genel cerrahi uzmanlarının proctoloji yani makat hastalıkları alanında uzmanlaşmış olanlarını tercih etmelisiniz. Yani iç hastalıkları (dahiliye) uzmanına giderek zaman kaybetmeyin. Doktor 1 dakikalık bir muayene sonucu hastalığın yaygınlığını belirleyecektir.

Kıl Dönmesi Ameliyatı (Önerilir)
Gerçekçi olmak gerekirse bu işin bilimsel yolu yalnızca ameliyat ile olmaktadır. Bunun için günümüze kadar yaklaşık 15 farklı uygulama geliştirilmiş olup, bazıları oldukça avantajlı iken bazılarının görüntüsü bile insanı korkutmaktadır. Yani ameliyat olacağınız doktorun tecrübesi ve uyguladığı yöntemi mutlaka sormalısınız. Örnek bir kıyaslama yapacak olursak Mikro Sinüsektomi yönteminde kesi 3-4 cm ile sınırlı kalırken Yan Flap uygulamasında ise 20 cm’den fazla olabilmektedir. Dilerseniz günümüzde en çok uygulanan yöntemlerden biri olan Mikro Sinüsektomi yöntemine bakalım, hatta birde nasıl yapıldığı ve diğer uygulamalara göre farkını video’da görelim.

Mikro Sinüsektomi Ameliyatı
Op. Dr. Atilla KAYA tarafından geliştirilen ve BASCOM’un modifiye edilmiş hali olarak aktarılan Mikro Sinüsektomi klasik yöntemlere göre bir çok avantajı bulunmaktadır. Örnek vermek gerekirse genel anesteziye gerek olmadığı için kişi hastanede yatmaz. 5 Dakika sürecek olan ameliyat sonrası evine, işine okuluna dönebilmektedir.

Sadece 3-4 cm kesi yapılır
Kıl yumağının olduğu bölge tespit edilip etrafı bakış ile çevrelenir. Doktor sadece kıl yumağı çevresinde 2 ile 4 cm’lik alanda kesi yapar ve kapsül ile birlikte çıkarmaktadır. Kesi küçük bir alanda yapıldığı için cilt bir birine dikimi kolay olmaktadır. Dikişler cerrahi yöntemle gizli dikiş şeklinde yapılmakta olup, ameliyat sonrası neredeyse hiç bir iz kalmaz. Klasik yöntemlerde ise kalan iz 10 metre ileriden bile kolayca anlaşılır. Aşağıda yer alan video’da nasıl yapıldığı ve kıyaslaması yer almaktadır. Video da yer alan görüntüler gerçek ameliyat esnasında çekildiği için biraz korkutucu olabileceğini hatırlatmak istiyorum. Yine de izlemek isterseniz aşağıda yer alan bağlantıya tıklayınız.

https://www.youtube.com/watch?v=-bMNIJPZnkM

Ameliyatsız Tedaviler Yeterince Bilimsel Değildir
Bazı doktorlar ameliyatsız tedavi ettiğini iddia etmektedir. Nasıl yaptıklarını aktarmak gerekirse cilt altında biriken kılları samanlıkta iğne arar gibi çıkarmaktadır. Çünkü ucu sivri cımbız benzeri bir alet ile cilt altında biriken kılları tutup dışarı çekmektedir. Birincisi bu uygulamada kılları saran zar çıkarılmadığı için onun içerisine yeni kılların girmesi muhtemeldir. İkincisi cilt altı görülmediği için daha çıkarılması gereken kıl olup, olmadığı bilinmez. Tedavi edilse de yine çıkarılmamış kıllar kalabilmektedir.

Kıl Dönmesi Bitkisel Tedavi (Okumaya Değmez)
Son yıllarda bir bitkisel tedavi furyası türedi adeta her yeri kası kavuruyor. Bu işin uzmanı olmadığı hatta doktor bile olmadığı halde insanlar kıl dönmesi, varis vs gibi hastalıklar için sürekli bitkisel kürler, karışımlar önermektedir. Değerli arkadaşlar bitkiler cilt altında biriken kılları çıkarabilir mi? hani bir ata sözü var ya bir deli kuyuya taş atmış 40 akıllı çıkaramamış diye maalesef böyle bir durum ortaya çıkıyor. İnsanlar inanıyor ve çoğu zaman bu bitkisel ürünler için ciddi masraflar yapıyorlar. Sonuç hüsran tabii ki mutlaka hastalığın yapısını öğrenmelisiniz. Çünkü hastalığın yapısını öğrendiğinizde az çok tedavinin nasıl yapılmadı gerektiğine dair fikir yürütebilirsiniz.

Bilimsel Çözüm

Kıl Dönmesi Ameliyatı Sonrası Tekrarlar mı?
Ameliyat ile yapılan işlem var olan sorunu düzeltmektir. İlerleyen süreçte hastalığın tekrarlamamasına yönelik bir şey yapılmıyor. Yapılacak bir şeyde yoktur. Kişi kıl dönmesine neden olan hatalara devam ettiği sürece 2-3 yıl gibi bir sürede aynı sorunu tekrar yaşayabilir. Tedavi olmasına ek olarak hastalığın nedenleri ve kaçınılması gereken durumları öğrenerek bu hataları tekrarlamaması gerekir. Yoksa defalarca aynı sorunla karşılaşır.

Updated: 5 Şubat 2018 — 06:44

4 Comments

Add a Comment
  1. En merak etım konuydu gercekten aydınlatınızz bizi

    1. Yardımcı olabilidiysek mutlu oluruz. www. sehersirin. com sitesinde de kıl dönmesi konusunda pek çok alt başlıkta bilgiler bulabilirsiniz.

  2. Verdiğiniz bilgiler için çok teşekkür ederim.

    1. Faydalı olabiliyorsam ne mutlu bana.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

© 2017